17 Ağustos 2015 Pazartesi

Mimsiz Olmaz [Korku Mimi, Neden Blog Yazmaya Başladım ve Hakkımda Bilmediğiniz 11 Şey]

   Bonjour.
   Bundan böyle her yazımda farklı bir dilden sizi karşılayacağım ve bunun hiçbir nedeni yok. Ama eğlenceli olduğu inkar edilemez. Aslında edilir ama bence edilmesin yani. Etmeyin lan.
   Öncelikle, korku mimi. Kopyala yapıştırdan çıkan yazı düzeni sorunları olmasın diye soruları tek tek yazacağım. Hadi bakalım.


 
1) Geçmişe inip korkularının temelinden başlayalım. Küçükken seni en çok ne korkuturdu?
   Arkadaşım beni korkuturdu. Evlerine gidince lavabodan çıkmaya korkardım çünkü çıkınca beni korkuturdu ve her seferinde korkardım. Aynı şekilde evlerine gelmişken asansörden inmeye de korkardım. Görüş alanımdan ne zaman çıksa gerilirdim. Durum onun ergenliğin getirdiği üşengeçlik septomlarından dolayı hafiflese de hala korkuyorum.
   Tamam, bu sayılmazdı galiba ama pek değişik bir korkum yoktu. Karanlıktan korkardım, uzun süre de tek başıma uyumaktan korktum. Klasik.

2) Peki, artık büyüdün ama yine de korktuğun çok şey var. Nasıl bir atmosferde (yerde, mekanda) gece yalnız başına kalsaydın çok korkardın?
   Muhtemelen o saatte pek çok yerin olduğu gibi bomboş ve karanlık bir yerde. Lambaların yanmadığı bir sokak veya içinde kapalı kaldığım bir okul gibi. Ama istisnalar var tabii. Mesela ajanlık görevimde karanlık bir yerde havalı bir şekilde kapana kısılmış olabilirim yani.

3) Kabuslarında ne görürsen bütün gün etkisinden çıkamazsın?
   Çok uzun zamandır pek etkili olan kabus görmediğim için kestiremiyorum. Genelde rüyalarımı unutuyorum ve çok da önemsemiyorum nedense. Bütün gün etkisinden çıkamayacağım bir kabus görmem herhalde, gerçek dünyanın kabusumdaki gibi olmadığını sevinçle fark eder ve ardından pek takmam (?)

4) Düşündüğünde seni en çok ne gergin hissettirir?
   İnsanlarla olan ilişkilerim ve hakkımdaki beklentiler.

5) Yurt dışındasın ve ilk Cadılar Bayramı deneyimin. Nasıl bir kostüm giyerdin?
   Muhtemelen ya cosplay ya da kendi tasarladığım hem ürkütücü hem hoş duran bir kıyafet.

6) Olmasın tabii ama biri/bir şey evine girip seni öldürmek istese ne yapardın?
   Çığlık atar, katilim tarafından bulunur, son esprimi yapar ve ölürdüm. Veya önüme gelen ilk yere saklanır ve yine bulunurdum. Bir diğer ihtimal ise balkona çıkıp yardım için bağırmam hatta bir şekilde kaçmaya çalışmam. Panik anında ne yapacağım belli olmaz. Öldürücü varlıkla karşılassak elime geçeni suratının ortasına (ya da uzaylı, makine ya da robot falansa onu bozacak bir yerine.) fırlatırdım.

7) Ruhani varlıklar sence gerçekten aramızdalar mı?
   Belki biz onların dünyalarını basmış şeytani ruhani varlıklarız! Açıkcası bir fikrim yok, yarı yarıya bir ihtimal.

8) Yaşadığın en kötü his nedir?
   Saçma bir şey söylemiş olmanın utancı, insanlar arası ilişkilerim hakkındaki endişelerim (yine), herhangi bir durumdaki çizgiyi aşmış korku, az daha boğuluyor olmam (Küçükken oyun oynarken..), başarısızlık.

9) Hiç doğaüstü olduğunu düşündüğün bir durum yaşadın mı?
   Küçükken balkondan düştüğümü hatırlıyorum. Çok gerçekçi bir hatıra, belki dirilmişimdir. Ayrıca yolda düşürdüğüm oyuncak parçasını bilgisayarın arkasında bulmam ama parçayı düşürme kısmı muhtemelen rüya ya da hayal çünkü niye yerden almamışım ki yani? Bunlar hep küçüklükten kalma hatıralar, doğrulukları belirsiz yani.

   Annabeth'i mimliyorum ve onun mimlediklerine geçiyorum:

Neden blog yazmaya başladım?
   Beth'le, 2008'de (O 2009 demiş ama 2008'in yazının sonlarına doğru olduğuna eminim.) internette Powerpuff Girls resimerine bakarken, artık bloguyla ilgilenmeyen (Buna üzülüyorum doğrusu.) bir arkadaşın bloguna denk gelip, özenip beraber Powerpuff Girls üzerine bloglar açmıştık. Oralardan geldik buralara biz.

1) Elinizde sihirli bir değnek olsaydı neyi veya neleri değiştirmek isterdiniz?
   Ya dünyanın düzeni bozulmasın diye hiçbir şeyi değiştirmezdim, ya da her şeyi değiştirip düzeni alt üst ederdim. Sihirli değnek elime geçerse düşünürüz amaan.

2) Mesleğinizi değiştirmek isteseydiniz hangi meslek dalını seçerdiniz veya ne olmak isterdiniz?
   Öğrenciyim ve öğrenciliği seviyorum doğrusu. Ne olmak istediğime karar vermek.. Zor... Pek çok şeye ilgim var ve hangisine yöneleceğime karar vermek için pek bir zamanım yok, gerçi, neden hepsiyle uğraşmayayım ki? (Çünkü bu imkansız haha.)

3) Bir gün boyunca aç kaldınız (ramazandaki gibi) ilk ne yemek isterdiniz?
   Et. Mangal falan. Midemde et için tok olsam bile yer ayırırım. ET. (Bu tavırlarım bana veganlar tarafından saldırıya uğrayacakmışım hissini veriyor.)

4) Bir dalga olsaydınız nereye vururdunuz?
   Dalga olsaydım tsunami olurdum, ünlenir ve haberlere çıkardım, bayağı da lanet ve küfür yerdim. Bilmiyorum cidden.

5) Issız bir adada kalsanız yanınıza alacağınız üç kişi?
   Kim bir ıssız adaya gelmek ister ki? Tanıdıklarım değil. Hayatta kalma konusunda oldukça bilgili insanları yanıma alırdım, bir sandal yapıp insanlığa doğru umut yolculuğuna çıkardık, sonra da filmimiz yapılırdı... Neden hep ünlü olmaya geliyorum? Gerçi bu tür kurtulma hikayelerinde insanlar değil hikayeleri ünlü oluyor ama.

6) En çok görmek istediğiniz şehir ya da ülke?
   Nereye yollasanız giderim. Yeter ki uzaklarda olsun. Doğrusu bir gün dünya turu gibi bir şey yapmayı çok isterim.

7) Asla giymem dediğiniz renk hangisidir? Neden?
   Asla demem ama yakışmayan renkleri de giymem yani. Mesela kahverengi.

8) Bayramda ne yapacaksınız?
   ...Akraba ziyareti?

9) Ölmeden önce yapılacaklar listenize eklediğiniz üç şey?
   Kitap yazmak geliyor aklıma öncelikle, sonra dünyadaki belirli yerleri gezip görmek. Önemli biri olmayı hedefliyorum ama nasıl yapacağım hakkında hiçbir fikrim yok.. :(

10) Bir uçurumun kenarındasınız, atlayacaksınız, o an aklınıza bir şey geldi, o gelen şey nedir?
   Ocağı açık unuttum! Aklıma ilk gelen cevap bu oldu ama benim yemek falan yaptığım yok, nasıl açık unutayım... Ama o tarz bir şey olurdu.

11) Yerde 50 TL bulsanız ne yaparsınız?
   Doğrusunu söylemek gerekirse ben o parayı harcamazdım. Harcamayı isterdim ama gönlüm el vermezdi açıkçası. Belki de uzun süre düşündükten sonra harcardım... Bilmiyorum doğrusu.

   Şimdilik bu kadar, görüşürüz! Mimleyeceklerim çoktan mimlenmiş de olabilir, mimlemeye üşeniyorum aslında, geleneksel bir laf ederek isteyen yapsın diyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder