29 Haziran 2015 Pazartesi

Belki yaz tatile çıkmıştır (+mim, tabii ki)

   Merhabaa~
   Tatil olmasının benim yazma aralıklarımın kısaltmasına neden olmadığı baya ortada galibashhds :( Olsun.
   Bütün yazılarımı taslak yapasım var ama kıyamıyorum :'D
   Şu ara olan bir şey yok, bir haftadır wifisizlikle boğuştuğumdan ne bir şey izleyebiliyor ne bir şey indirebiliyorum. O yüzden kendimi okumaya ve resim çizmeye verdim ama şunu söylemem gerekir ki...
   Artık sIKILDIM aaah. Yine de eğlenceli bir şeyler bulmak o kadar da zor değil. Bugün sabahtan beri yeni defterimle uğraştım. Dördüncü sınıftan beri devamlı günlük yazdığımı pek çok kişi biliyordur sanırım. Bilmeyenlere şöyle açıklayabilirim:


Bunları yazacağıma roman falan yazardım

   Eh, pek de bahsedecek bir şey yok sanırım. Bir de en sonuncusundan (En yukarıdaki olur kendisi. Bir altındaki ise karalama defterim. Taslak bile yapmadan anlamsızca şeyler çiziyorum.) bir sayfa koyayım:

Belki de bunun blog için bir versıyonunu yapmalıyım ve bir sayfa tarayıcısına ihtiyacım var, cidden.
   Vee mim vakti!! Telefon mimi, Shuu mimlemiş. Bir de müzikli bi tane vardı ama onu yapmayacağım çünkü yapsam bile aşırı uyduruk olur çünkü müzikle pek bir alakam yok. Neyse:::

1-)Takıntı haline getirdiğin bir oyun uygulaman var mı? Ya da oldu mu?
   Bir ara Goat Rampage'ye takmıştım, paralı versiyonu gibi bir şey olan Goat Simulator çok daha iyiydi ama paralıydı :D...  Bir ara da Brainwars'a, Dumb Ways to Die'a da taktığım olmuştu. Bunları hep Ş.Ş.Ş.'yle beraber oynardık asdfdsdf. Yeni takıntı oyuna ihtiyacımız var.

2-)Telefonunuzdaki sosyal medya uygulamalarına (blogger dahil) günde kaç kere girersin? Hangi sosyal medya uygulamalarını kullanırsın?
   Blogger uygulaması?? İtiraf etmeliyim ki internetim olduğu zaman kontrol etme dürtüsü duyuyorum hep, o yüzden bir kaç kez şöyle bir bakıp çıkıyorumdur. Facebook, Ask.fm, YouTube ve Snapchat (Sayılıyordu bu değil mi?) Bir zamanlar Tumblr da vardı ama interneti yediğinden sildim. İki kez girdiniz mi paketi bitiriyor çok mükemmel bir uygulama gerçekten.


3-) Galerinde kaç albümün var?
   Yarısını silinmiş uygulamalardan çektiğim tek tük resimlerin albümleri oluşturuyor aslında. 17 albüm var şu şekilde: Kamera, Download, Azar, Facebook, FaceQ, InstaFace (Bu ne), InstafaceOff (Böyle bi uygulama mı varmış.), Kamio, lidow(?????), Messenger, OtakuCamera (Bunu sormayın.), PhotoEditor, Screenshots, Snapchat, Tumblr, Whatsapp Images, üç tane boş yıldız emoticonu ismi olan albüm şimdi yazamadım.

4-)Normal kameradan mı fotoğraf çekinirsiniz yoksa uygulamayla mı?
   Normal kameradan çünkü filtre falan hile olurmuş gibi geliyor ve insanların filtreli fotoğraflarını görmekten bıktım :c. Zaten çok da fotoğraf çekildiğim yok, çekilsem de anca arkadaşlarıma falan atıyorum.

5-) Telefonunuzda kaç müzik var?
   115 taneymiş. Daha az sanıyordum :o

6-)Ne kadar sıklıkla müzik arşivinizi yeniler ya da yeni şeyler eklersiniz?
   Yeni hoş bir şarkı bulduğumda veya eskiden dinlediğim bir şarkıyı yine dinlemek istediğimde. Haftada bir falan şarkı ekliyorum herhalde? Daha uzun aralıklar da oluyor olabilir. Şu ara aynı şarkılara takılmış durumdayım *iç çeken vatsap emojisi*

7-)Çok fazla kılıfınız var mıdır?
   Hayır asdfds çok yıpranınca değiştiriyorum sadece.

8-)Kaç yılda bir telefon değiştirirsiniz?
   Bundan emin olmak için yeterince uzun bir telefon kullanma deneyimimin olmuş olduğunu sanmıyorum ama en son verilere bakacak olursak iki yılda bir oluyor. Eskisinin ekranı falan çok küçüktü, en son aldığım bir yaşında falan sayılır ama seneye falan değiştireceğimi zannetmiyorum, belli olmaz gerçi. Ne zaman bozulursa :'D

9-) Telefondan çıkan kulaklığı mı yoksa ekstra aldığınız kulaklığı mı kullanırsınız?
   Telefondan çıkanı. Ailenin diğer üyelerinin telefonundan çıkan kulaklıkları da bozduktan sonra başka bir kulaklık almak zorunda kaldım ama :')

11-)Telefonuna şifre koyar mısın? Telefonuna kimler girmesin istersin?
   Koyuyorum şu şekilli şifrelerden ama telefonuma girmek isteyenler hep yakın arkadaşlarım falan olduğundan zaten bi işe yaradığı yok..

   Şimdilik hepsi bu, görüşürüz~~ Mimleyecek biri bulamadım, bu yüzden adettendir isteyen yapsın.

19 Haziran 2015 Cuma

Art Block nedir? Nasıl aşılır?


   Merhaba, bu sefer kişisel saçmalatmaca olmayan bir yazıyla karşınızdayım! Hatta gif bile koydum, ciddiyetimi tahmin edin artık. Bu yazıyı çizimle uğraşan insanlara belki de yardımı dokunur diye yazıyorum.
   Uzatmadan başlıktaki soruları cevaplayayım:

1) Art Block nedir?

   Art Block, hani şu çizmek istediğiniz ama aklınıza çizecek bir şeyler gelmediği ve/veya motivasyonunuzun eksik olduğu durumdur. Belki de bu dediklerim tam tanımı değil, ama ben bu şekilde kullanıyorum. Art Block, bir süredir çizen her insanın muhtemelen başına gelmiş veya gelecek bir çizememe durumudur.

2) Nasıl aşılır?

   Bu konuda kendi deneyimlerimden yola çıkarak bir liste yapıyorum:
  • Çizim videoları izleyin, 'tutorial'leri inceleyin.
   deviantArt'da, orada burada arama çubuğuna "*çizmekte sorun yaşadığınız şey* tutorial" yazarsanız, mutlaka karşınıza adım adım o şeyin nasıl çizildiğini gösteren bir kaynak çıkacaktır. Örneğin, diyelim ki el çizemiyorsunuz. "Hand tutorial" yazdınız mı karşınıza nasıl el çizileceği ile ilgili kaynaklar çıkar. 
   Çizim videolarından YouTube'da tonlarca var. Herhangi birinin bir şeyler çizmesini izlemek bile size ilham verecektir. Videolu tutoriallere bakmak oldukça yarar sağlayacaktır.
   Bunları sırf bakıp bakıp çizmek için yapmanıza gerek yok, sadece ilham için de yapabilirsiniz. Çok dikkatli incelemenize de gerek yok, izledikçe, baktıkça kafanızda bir şeyler oturacaktır.
  • Sevdiğiniz çizerlerin çizimlerine şöyle bir göz atın.
   Mutlaka ilham verirler. Ayrıca kafanızda bir çizim tarzı yaratmanıza da yardımcı olabilirler.
   Hatta direk onların çizdiği gibi çizmeye çalışın. Birinin çizim tarzını taklit etmeye çalıştınız mı genelde tamamen farklı bir şey ortaya çıkıyor, o yüzden bunu yaparsanız. çizim tarzı taklitçisi olacağınız yanılgısına kapılmayın.

İllegal derece iyi çiziyorlar, ben de illegal derece hayran olmuş gözlerle buna benzer bir şekilde bakıyorum.
  • Olmadı gidin bi hava alın. Kafanızdan aşağı soğuk su dökün. Camdan atlayın. İlhamlanacağım diye uğraşmayın, ilham size gelsin.
   Kendinizi 'şunu çizicem, bunu çizicem' diye yormayın, çok zorlamaya gerek yok. Bir iki şey karalayın, belki bir şeyler ortaya çıkar. İlham kafanızın bir köşesinde hiçbir şey yapmadan oturuyor. Ona internet bağlantısı verin, canı sıkılıyor olabilir. Ya da alın onu beraber dışarı çıkın, gezin. Sanırım yine konudan sapıyorum. Ama dışarıda ilham verici bir şeyler bulabilirsiniz hani.

   Ayrıca, bir şeyler çizerken yoruldunuz mu bırakıp daha sonra devam edin. Yoksa resmi çok pis batırırsınız, benden söylemesi.

   Umarım birilerine az çok yardımcı olabilmişimdir, eksik bulduğunuz/eklemek istediğin bir madde varsa söyleyin, görüşürüz!!

8 Haziran 2015 Pazartesi

Mimler~♪

   Bir aydır yazmıyorum, yazmaya mimlerle döneyim dedim~


1) Ben küçükken (Shuu'ya teşekkürler!) ;

  • Sosyalleşme konusunda berbattım. Böyle aşırı utangaç, çekingen olmasam da yaşıtlarımla kolay kolay geçinemezdim.
  • Saçma şeylere çığlık atardım.
  • Peluş oyuncakları çok severdim. Özellikle hayvanları. Hepsine isimler koymuştum, ayrıca bir sürü minişim de vardı.
  • Arkadaşımı kıskandırmak amacıyla Barbie alırdım.
  • Köpekçilik oynarken arkadaşımın bacağını morartmıştım.
  • Hep Powerpuff Girls resimleri çizerdim ve ayrıca Buttercup'a özenirdim.
  • Pek çok evcil hayvanım olmuştu ama hiç birine doğru düzgün bakamadığımdan öldüler.
  • Bilgisayarda çok vakit geçirirdim. İkinci sınıfta bile internetten arkadaşlarım vardı, hala bazen konuşuyorum onlarla.
  • Kitap okurdum. Hala okuyorum. Annem sayesinde kazandığım bir alışkanlık, ona ne kadar teşekkür etsem az herhalde.
  • Servisteyken marstan geldiğimi iddia ederdim. Evet.
  • Sınıf arkadaşlarımın çoğundan pek fazla hoşlanmazdım.
  • Bir kaç şeyi göz ardı edersek aslında iyi bir çocuktum.
  • Aslında hala küçüğüm. Bence. Ruhum 5 yaşında.
Annabeth'i mimliyorum bununla. Aslında tüm arkadaşlarımı mimliyorum ama yapmaya üşenirler gibi geliyor sdfdsd, tek tek yazmama gerek yok sanırım.


2) Vee Annabeth'in mimi!


1. Hayatınızda mucize olarak nitelendirdiğiniz bir olay yaşadınız mı?
Yaşamadım. Her şey hem mucize hem değilmiş gibi geliyor düşününce. Bilemiyorum yani asdsd.

2. Kıyafet konusunda takıntılarınız var mı?
Güzel durduğunu düşündüğüm her şeyi giyerim, takıntım yok galiba?

3. Nefret ettiğiniz huylar ve ya insanlar?
Hangi birini sayayım? Falan asdsd. Aslına insanlardan ve huylardan nefret etmiyorum. Hoşlanmadığım şeyden uzak dururum, o kadar.

4. Sizi en net tanımlaya kelime?
Tek bir kelime olduğunu sanmıyorum. Aslında kelimelerle kendimi tanımlamakta pek başarılı da sayılmam.

5. Hayata yeniden gelme şansınız olsa hangi ülkede doğardınız?
İyi vakit geçirebileceğim herhangi bir yerde?

6. Tek başına bir insan keyiflenmek için ne yapabilir?
Zevk aldığı şeyleri veya 'rahatlatıcı' denen aktivitelerden biri de iş görebilirdi. Sıcak bir duş almak veya çay içmek gibi şeyler.

7. Nikah masasında evleneceğiniz kişiden "Hayır!" cevabı alsaydınız ne yaparsınız?
Ona bakıp nedensizce kıkırdardım galiba. "Cidden mi?" der gibi. Gerçi evleneceğimi sanmıyorum çünkü birini sonsuza kadar bağlı kalmak isteyeceğim kadar sevmem bilimsel olarak imkansız gibi.

8. İnsan kaderini mi yaşar, kaderini mi yazar?
Kadere inanmam aslında, inansam bile bu oldukça paradoks bir soru.

9. Aklınıza gelen ilk ingilizce kelime?
"Cat". Çok Tumblr'da gezmeyin arkadaşlar.

10. İnternette sahip olduğunuz ilk nickname?
Powerpuffsevenleri dgjhjsöhg

11. Çaresi bulunmayan bir hastalığa yakalandınız ve bunun sonucunda yaklaşık 1 yıllık ömrünüzün kaldığını öğrendiniz. Kalan 1 yılınızda ne yapardınız?
Ölmeden önce yapmak istediklerimin harcamasını halledebilecek birini bulurdum. Bir milyoner gibi.

12. Fobileriniz, takıntılarınız var mı? Varsa neler?
Canı azıcık bile yıkan şeylerden bayağı bir korkuyorum. Örneğin beni iğne yapmaya ikna edemezsiniz. Belki yapmazsam üç gün içinde öleceğimi bilirsem yaparım. Ölesiye korkmuyorum yani, fobi sayılmaz sanırım? Ve, takıntılar... Günlüğüme falan bir şeyler yazıyorken o sayfadaki çizimden, yazıdan memnun olmazsam kopartıp yeniden yazarım. Şimdi aklıma gelen bu oldu ama daha çok takıntım olduğundan eminim.

13. Bir sabah kalktınız ve dünyada hiç bir insan olmadığını öğrendiniz, ne yapardınız?
Psikolojim bozulurdu sanırım. Kestiremiyorum.

14. Dünyayı dolaşmak isteseniz hangi ülkeden başlardınız? Neden?
Parayı sorun etmiyorsak Japonya. Weebo heaven.

15. İtiraf edin prens/prenses e dönüşür diye kaç kurbağa öptünüz?
Hiç. Ama kuzenimin kurbağa öldürmüş olduğunu hatırlıyorum, kurbağalar hakkındaki tek anım asdfdsd.

16. En son yaşadığınız küçük düşürücü , unutamadığınız olay?
Benim yaşadığım her an küçük düşürücü. Tamam, o kadar da değil. Artık küçük düşmüş hissetmiyorum çok sık.

17. Asla yanınızdan ayırmadığınız 3 şey?
İç organlarım--- Hayır, her seferinde bu cevabı vermeyeceğim. Kastedilen şeye göre ciddi cevap: Gözlüğüm, telefonum ve bazen de kulaklığım/bir kitap (Genelde okumaya fırsat bulamam, yanımda boş boş gezer o kitap.)

18. En yakın arkadaşınızın bir uzaylı olduğunu ve sizi ilk denek olarak kendi gezegenine götüreceğini öğrendiniz, ne yapardınız?
Sanırım ciddi olup olmadığını kontrol ederdim ve gezegeniyle ilgili sorular sorardım. En iyi arkadaşım kötü amaçlı deneyler için beni gezegenine götürmez, değil mi? Değil mi?..

19. İsviçreli bilim adamları görünmezlik hapını buldu ve siz bu hapı kullanan ilk kişisiniz. Hapı kullandıktan sonra yapacağınız ilk şey nedir?
stealing money

20. Almayı düşünüp de alamadığınız ne var?
Uçak biletleri, anime figürleri, copic markerlar, cosplay şeysileri... Pek çok şey, pek çok...

Bununla da.. Shuu ve Kitsune'yi mimleyeyim. Hehe.
Yazıya koyacak resim bulamadım. Pff.
Yakın zamanda yine yazacağım, artık bir ay falan beklemeyeceğim çünküüü tatil!
Bay bay~~