21 Mart 2015 Cumartesi

Sallayın bu yazıyı ya


   Bugün rüyamda defterime uzuun bir yazı yazdığımı gördüm. Ne yazdığımı hatırlamıyorum ancak şimdi düşününce bilinçaltımın "Ancak rüyanda adam akıllı bir yazı yazarsın!" demeye çalıştığını hissediyorum.
   Neden mi doğru düzgün yazı yazamıyorum? Sanırsam başkaları okur kaygısından. Kendi kendime doğru düzgün bir şey yazsam dahi, en azından bir arkadaşıma gösterme ihtiyacı hissediyorum.
   Eski yazılarıma bakıyorum ve daha iyisini yapabilirdim diyorum (Daha çok bütün yazılarımı taslak yapıp ölmek istiyorum.) Sanırım artık daha iyisini yapacağım. En azından deneyeceğim (K
Kendimi utançtan yerin dibine sokacağım yazılar da yazmasam iyi olurdu hani.)
   Bloga yazarken "Kim ne düşünür?? Gerizekalı bu ya derler mi? Bence derler." diye kaygılandığımı fark ettim. Ama bunun çok yersiz bir kaygı olduğunun farkındayım. En azından yazılarımı seven birkaç kişi var ayrıca. 
  Aslında bir yaz tatili gelse çok daha iyi yazabilirim çünkü ilham bana genelde gece 11'den sonra geliyor.

Saatler sonra:

Sabah sabah bilinçaltımdaki kaygıları dökmüşüm belki tavsiye verecek biri çıkar kalsın o yukarıda. (Taktik verin--)
Bu arada saçma olacak ama geçmişte mantıksız bir şeyler dediysem veya yazdıysam unutabilir misiniz çünkü aklıma sürekli geçmişte kurduğum saçma sapan cümleler geliyor ve rahat yaşayamıyorum. Nasıl takıntılı bi insansam artık. Yanlışlıkla yaptığımın üzerime çok düşünme özelliğine sahip oldum sanırım. Help. Neyse..~

12 Mart 2015 Perşembe

Suki'nin Hoş Oyunlar Listesi! #2

 

Suki yine uyduruk RPG Maker oyunlarına bir dalış yapıyor, ardından pek mükemmel (!) anlatım diliyle bir yazı yazıyor... İşte Suki'nin Hoş Oyunlar Listesi 2! Önceki gibi, indirme linklerine başlıklara tıklayarak erişebilirsiniz~


   OneShot. Gerçekten de ilginç bir oyundu. Oyunun sizinle konuşması, bilgisayarınızla dalga geçmesi, oyunda tanrı rolünü oynamanız. 
   Oyun, Niko'nun kendini neresi olduğunu bilmediği bir odada bulmasıyla başlıyor. Bu odadan çıktığınızda, kendinizi yok olmak üzere olan bir evrende buluyorsunuz. Niko, bu evreni kurtarmakla görevlendirilmiş.
   Sonda yapmak zorunda olduğunuz seçim sizi tereddütte bırakabilir. Ben seçimi düşünürken kendi kendine bir seçenek seçmiş, videosunu izlemek zorunda kaldım :c. 

CHARON'un Oyunları
Sanırım hepsinden söz etmeyeceğim, ancak bazıları aşağıda;

   

   İki sevimli çocukluk arkadaşınızla sevimli vakitler geçirdiğiniz oyun! 
   Aslında, isminden de tahmin edebileceğiniz üzere pek de öyle sayılmaz. Sonradan psikopata bağlayan çocukluk arkadaşlarınızla sevimli vakitler geçiriyorsunuz. Geceleri kiminle buluştuğunuzun sonunuzu etkilemediğini söyleyeyim.


Bu oyunda 5-6 tane filan farklı son var yanlış anımsamıyorsam. Patikadan saptığınız yola göre Kırmızı Başlıklı Kız'ın başına gelmeyen kalmıyor. #ruinyourchildhood


Bir hastanede, hafızanızı kaybetmiş bir şekilde uyanıyorsunuz. Geri uyuyakalıp uyandığınıza, karşınızda bir kız görüyorsunuz. Sonuç; Beklenmeyen sonlar! Kimi zaman pisliğin teki çıkıyorsunuz, bazen de masum oluyorsunuz. Yine alakasız bir seçime göre hikayeler!
---------------------------------

Beni yıkan olaylar (Spoilerimsi olduğundan beyazla yazıyorum): Şu tipin kız çıkması ve Dorothy'nin çoktan ölmüş olması...
Telefondan oynanan bir RPG Maker oyunu! Yine şu sevimli kız tiplemesi ve korkunçlu ev, yine çözmeye ya üşendiğimden ya da bunun için fazla mal olduğumdan walkthroughttan baktığım çözümler! Güzel oyun yani.


Oynamaya üşenip let's playini izlediğim bir oyundur kendisi. Bir okulda dönen garip ölüm olaylarını anlatıyor.
Sanırsam bir mangadan uyarlamaymış? Bazı şeyler değiştirilmiş tabii.
Tags: Fanart, Pixiv, Fanart From Pixiv, Ichinose Yukino, Chloe no Requiem, Michel d'Alembert, Pierre d'Alembert
Nedense fanart koydum
12 yaşında küçük bir çocuk olan Michel olabildiğince uzaklara gitmek istiyor ve kendini lanetli bir evde buluyor! Böyle deyince çok uyduruk gözükmüş olabilir ama başlangıcı böyleydi yani, napabilirim? Az önce bitirdim ve... Biraz hüzünlü bir sonu vardı. Zavallı Cloé.


   Hmm, sanırım şimdilik hepsi bu~ Sonraki yazıda görüşürüz falan demem gerekiyor burada sanırım (Ne dediğimi ben de bilmiyorum, dağılın.)