31 Aralık 2013 Salı

2013



Selam.
Uum, 2013 son buluyor.Ve bunun hakkında bir yazı yazmak istiyorum. Her ne kadar kimsenin ilgisini çekmeyecek olsa da.. (Aslında bir sürü insan girip duruyor ama hiçbir şeyi okumadan çıkıyor olsalar gerek asdfd.)


1-Bayağı bir anime izledim:
Sürekli anime izleyen şahsiyetlerin yanında bayağı sönük olsa da bu yıl bir dönem, her gün anime izlemiştim. Hepsini MyAnimeList'e kaydettiğime göre, şöyle bir bakalım (Alfabetik olarak):

Alis, kendisi 13 yaşında ama 8 yaşında gibi
duruyor gördüğünüz üzere.
  1. A-Channel (Fena değildi, sıradan bir şeydi.)
  2. Aku no Hana (Hoşuma gitti, mangasını okumaya üşendim.)
  3. Angel Beats (Pek tarzım değildi ve ne ağladığımı ne güldüğümü hatırlıyorum.)
  4. Ao no Exorcist  (séqsi rin)
  5. Black Rock Shooter (Sonlara doğru mala bağladı ama çok hoştu.)
  6. Corpse Party: Tortured Souls (Oyunundan bayağı bir kısaltmışlardı. Resmen 40 bölüm olabilecek kapasitedeydi Corpse Party.)
  7. Danganronpa (Oyunundan kısaltmışlardı-oyununa bayılıyorum ama neden bilmiyorum-ama iyiydi gene.)
  8. Death Note (whoah)
  9. Denpa Onna to Seishun Otoko (Malcaydı ve kız çok gerizekalıydı.)
  10. Durarara!! (Bu en sevdiğim animelerden sanırım zaten çok da izlememiş olsam da ama..)
  11. Gosick (Victorque denen arkadaş ilk başta çok sinir bozucuydu sonra insanlaştı biraz.)
  12. Kamisama no Memochou (Bunu da çok severim hehe.)
  13. Kuragehime (Pek tarzım bir şey değildi ama hoşuma gitmişti.)
  14. Kuroshitsuji (kısların sevqlisi sebastiyan. idk what am i tolking abat.)
  15. Kyoukai no Kanata (Mirai çok mal. Sona doğru senpai senpai <33.)
  16. Shingeki no Kyojin (Çok seksi bir animeydi- yani demek istediğim iyiydi güzeldi ama daha çok olay olmuş olduğunu duydum mangada felan.)
  17. Steins;Gate (İşte bunu seviyorum.)
  18. Yuri Seijin Naoko-san (Can sıkıntısından izlemiştim. Beş dakikalık bir şeycikti ve anlamsızdı zaten.)
Zaten çok anime izleyen biri değilimdir, bunlar benim için çok bile olmuştur herhalde asdf. Bazılarını izleyeli 3 yıl olmuş gibi hissediyorum.

2-YouTube'da insanları takip etmeye başladım.
Başlıktan da neyden bahsettiğim belli sanırsam. Video yapabilen insanlar çok becerikli insanlar. Sevin, kollayın onları. Takip ettiklerimi çok merak ediyorsanız gidin YouTube'dan bakın, 

3-Danganronpa
Bu şeyi sevmemin nedeni cinayetlerdi sanırım. OST'leri de hoştu. Yazın mal mal let's playini okumuştum. Yaklaşık her iki oyunu da birer haftada bitmişti. Kıt ingilizcemden dolayı bazı şeyleri anlamam zor olmuştu. Şimdi oyununu ingilizce indirip oynayayım diyorum ama üşeniyorum. Belki sonra. 
Birinci oyunun ve ikinci oyunun havası apayrıydı, her ikisini de çok seviyorum. Ve favorilerim (her iki oyundan) Togami, Komaeda, Ibuki, Kuzuryuu, Fuwaka ve Souda sanırım. Kirigiri'ye çok sinir olmuştum, Naegi'yi *spoiler*lediği için, oyunun beşinci bölümünde sanırım. Ama yine de seviyorum onu da.
Şu an oyunu düğüm olaylarıyla, cinayetleriyle ve şahısların belli başlı özellikleriyle anımsıyorum. 
İlk let's playini okumaya başladığımda (Kiri sağolsun asdf sanırım o zamanlar ingilizcesi yoktu, temmuz filandı.) karakterlerin psikolojilerinin pek orijinal olmadığı ilk düşündüklerimdendi. Yani hangi olaya nasıl tepki verecekleri belliydi.
Herkesin sevip de ısınamadığım karakterler: Chihiro ve Nanami.
Özellikle Nanami, onunla bir sorunum yok ama yine de hiiç hoşuma gitmiyor. Doğal değil, üzüntülerini çok da belli etmiyor, ve.. Bilmiyorum işte, tarzım biri değil. Aslında az önce söylediğim özelliklerin nedeni *spoiler* olmasından dolayıdır belki. Sanırım sevimli karakterlerle sorunlarım var.
Bu arada:
Det voisıs. LOOK AT THAT VOICES. Capon seslerine alışmıştım phén bunların..
Ayrıca şu çizimlerini yapan adamı unuttum ama seviyorum çizimlerini asdfds. Herneyse.

4-Super High School Level Bad Luck 
Çünkü, yılın başlarında, bilgisayarı yere düşürdüm ve telefonumu kaybettim. Ayrıca ailemdekilerin telefonları bozuldu ve televizyon da bozulmuştu. Vov.

5-Eskisinden daha iyi çizmek
Halen muhteşem çizemesem de (Hangimiz muhteşem çizeriz ki?) bu sene hoş bir ilerleme kaydettiğimi söyleyebilirim.


Not: Hiç fanart çizmiyorum ben ya :c

6-Gerizekalılık
Kendimi gerizekalı olarak düşünmem de kişisel gerizekalılıklarıma giriyor. Özellikle sonsuza dek ölmemi gerektirecek kadar utanç verici bir şey yapmasam bile, o önemsiz şeyi yaptığımda utançtan ölesim gelir ve bu da mantıksız bir şeydir. İnsanlar bir şeyinizi umursamazsa, aptalca bulursa ve önerinizden hoşlanmazsa gerizekalı hissedersiniz ancak yaptığınız şeyi utanç verici ve berbat buluyor olsanız dahi o şeyden insanlar hoşlanırsa yaptığınız şeyi siz de seversiniz. Yaptığınız şeyi insanlara sevdirin.

BAZI SIK KULLANMIŞ OLDUĞUM SÖZLER:
Choq séqsi .s
NOKTA SE.
Pls.
( ͡° ͜ʖ ͡°)
Tencere tava remix.
é$raRlı qöZlér séNi öZlér 
Neyse (Bu her yıl için geçerli.)

Bir günlüğümde bulduğum berbat espri:
A:Beni incittin.
Ben: İncil! Kuran! Tevrat!

7- "Kabile Evi" partileri
Uzun bir aradan sonra Kiri'yle geleneksel "kabile evi" partilerimize devam ettik. Kabile evi, Transformice denen online oyundaki kabilenizin evidir. Bizim "parti hard"ımız sıra sıra videolar açarak beraberce bu şekilde dinlemek oluyor. Bazen başkalarını da davet ederiz. Açacak video olursa eğlenceli bir uğraş aslında.
Kawaii sugoi tarzıyla sukinin faresi ;^33333
8-Kiri'yle buluşmak
Aslında bakarsanız bunun için 2012 Şubat'tan beri uğraşıyorduk ve hiç de zor bir şey değilmiş bunu yapmak aslında. Her zaman ailemize söylemeden denerdik bunu. Sonra bir gün bunu yaptık ve mal mal Kipa'da dolaştık işte. Hiçbir şey yapmadığımızdan dolayı pek bir değeri yoktu ama birbirimizi reel hayatta görmemiz güzeldi. O zamandan olan fotoğrafını koyup ona bir kötülük yapmak isterdim ama hayır, böyle bir şeyi yaparsam beni boğazlamak için buraya gelir galiba.

12- RPG Oyunları
Ib, The Witch's House, Mad Father, Mermaid Swamp, The Crooked Man, Tom Gets Wi-Fi, Paranoiac, Very Pink Game, The Mirror Lied, Desert Nightmare, Yume Nikki, Ao Oni, Densha, Misao.. Hepsini yazdım sanırım ama belki birini unutmuşumdur diye nokta nokta koydum. Bazılarını oynadım, bazılarını oynamaya üşenip videolarını izledim, bir-iki tanesini bitirmedim.. Bunlar 2013'te tanışmış olduğum RPG Maker'ın versiyonlarıyla yapılmış oyunlar. Bazıları tüm gece aklımdan çıkmayıp beni uyutmadı ancak onları oynamadığım sürece konularını ve korku unsurlarını sevdim. Korku olmayanları da sevdim. Hepsini sevdim ben.

12,5- Irisu Syndrome
Bu bir RPG oyunu değil bildiğim kadarıyla, o nedenle ayrı bir katagoriye alma gereği duydum.
Bu, şu sıralar tanışmış olduğum bir oyun. Üçgenler, kareler filan var, çakıştırıyorsunuz aynı renktekileri. Yirmi bin puan yapınca good end oluyor. İlk başta bir türlü beceremediğim için sinir olmuştum ama sonra becerince sevmiştim. Um, konusu da trajedik. Aslında buna ayrı bir kategori açmama gerek yoktu. 


13-İnsanlardan nefret etmiş olduğum yıl
Kawaii çizenler, ünlülere tapanlar, dünya umrunda olmayanlar, kendini bir şey sananlar.. Hatta bir ara listesini bile yapmıştım bir günlüğüme. Sevmediğim pek çok insan tipi varmış.

14-Tumblr ve Pixiv
Şu sıralar Pixiv'den resimleri alıp Tumblr'a koymak gibi  bir hobimsi şey geliştirdim. Şu an 78 takipçim var c:

15-Göze Parmak
E.'nin gözüne tartışırken parmaklarımı sokmam. Belki bir gün videosunu atarım. İlk başta bana kızıyor, sonra beraber videoya gülmekten bıkıyorduk asdfds gerçi arkadaşlar daha çok gülmüştü.

16-Yeni bir uğraş: Şiir Yazmak
Buna başlayalı çok da fazla olmasa da, şiir yazmaya bir ilgim oluştu. Şiir şu iki şeyden ibarettir: Saçmalık ve duygusallık. Geçen yazımda da gördüğünüz üzere..
Şiir yazmak yeni bir uğraştır,
Bu insanın hayatında,
Hayat dediğin bir çikolata gibidir,
Kısa sürer ve lezizdir..


SÜREKLİ DUYMAKTAN BIKTIĞINIZ ŞEYİ SÖYLEYECEĞİM:
SENEYE GÖRÜŞÜRÜZ!
NAA NEE~