5 Temmuz 2013 Cuma

Mellie

   Yağmur çiseliyordu. Mellie (isim atmaca asds) bir otobüsteydi. Tek başınaydı. Bir sırt çantasından başka hiç bir şeyi yoktu. Teyzesinin evine gidiyordu.
   Yaklaşık 14 yaşında, boynunun ancak yarısına kadar bir elma kadar kırmızı saçları olan, siyahımsı gözlü, orta boylarda bir kızdı. Koyu kırmızı bir ceket, bir kot pantolon ve siyah ayakkabılar giymişti. Yanındaki boş, diğerleri gibi siyah kadifemsi koltuğun dibinde şeffaf ve beyaz şemsiyesi duruyordu. Bakışları dışarıdaki tek tük evlere ve ağaçlara dikilmişti. Bunlar dışında burası kuru bir yere benziyordu, sararmış otlar ve toprak vardı.
   Sonrasında tek tük evler de azaldı ve ağaçlar az az sıklaşmaya başladı. Yaklaşık 1 km sonra teyzesinin evine varmıştı. Otobüsten indi.
   Ev 3 katlıydı. Dış duvarları masmaviydi ve boyanalı fazla hafta olmamış gibi gözüküyordu. Çatısı da duvarları gibi masmaviydi ve yepyeni duruyordu. Mellie'nin saçları gibi kırmızı bir kapısı vardı, ancak kapı oldukça eski duruyordu. Evin minik bir bahçesi vardı ve bahçenin içindeki minik yol olmasa kırmızı güllerden ilerleyemezdiniz. Mellie, zili çaldı.
   Kapıyı orta yaşlarda, kırmızı uzun saçlarını topuz yapmış, beyaz bir elbise giyen bir kadın açtı. Bu, Mellie’nin teyzesiydi
   Mellie, teyzesiyle selamlaştı ve içeri girdi. Evin duvarları dışı gibi masmavi ve yepyeniydi, duvarlarda çok hoş gözüken soyut ve büyük tablolar asılıydı. Koltuklar yeniydi ve siyahtı, üzerlerinde küçük beyaz yastıklar vardı. Mellie Lacivert ve tüylü halıya bastı. Yumuşaktı.
   Teyzesi bu evi 2 ay önce almıştı. Minik kütüphane dışında her yeri neredeyse tamamen değiştirmişti, çünkü kitapları atmak istemezdi. Kütüphaneye girecek vakti hiç olmuyordu, çünkü çalışmaya gitmesi gerekiyordu (Her gün arabasıyla yaklaşık 17 km uzaklıktaki bir okula gidiyordu ve ondan sonra güllere bakması, akşam yemeğini yemesi ve diğer günlük işlerini yapması gerekiyordu. Haftasonları genelde başka pek çok işi oluyordu.)
   Mellie ve teyzesi sessizce akşam yemeklerini yiyip klasikçe sohbet ettikten sonra, Mellie evi biraz gezmek istedi. Katlara göre bir liste yapmak gerekirse, şu şekildeydi;

1. kat

  • Bir banyo
  • Büyük salon
  • Küçük bir oturma odası
  • Boş bir oda
  • Bir tane daha banyo.

2. Kat

  • Bir banyo
  • Yatak odası
  • Bir yatak odası daha
  • Mutfak
  • Yemek odası

3. kat

  • Küçük bir banyo
  • İçi işe yaramaz eşyalarla dolu bir oda
  • Minik kütüphane
  • Küçük, raflarla kaplı bir oda
  • İçinde yalnızca küçük bir yatak olan oda.


   Ve 1. kattaki boş oda, 3. kattaki işe yaramaz şeylerle dolu oda ve minik kütüphane dışındaki tüm odalar bir şekilde maviydi.
   Mellie'nin duyduğuna göre burada daha önce oturan kişi normal bir adammış. O da kütüphaneye dokunmamış. Çünkü kapı kilitliymiş. Ne çilingir açabiliyormuş, ne de odanın penceresi varmış. Kırması imkansız gibi bir şeymiş. Adam çok uğraşmamış zaten. Eskiden de pek çok kişi aynı şeyi yapmış. Evde dokunulmamış tek yer kütüphaneymiş yani.
   Mellie şans eseri işe yaramaz şeylerin olduğu odada anahtarı buldu. Küçücük bir bölmedeydi bu. Fark etmesi fazlasıyla zordu. Kütüphaneye girdi. 3 tane raflı dolaptan oluşuyordu. Raflar minik ve kare şeklindeydi. Rafları yıllara göre ayrılmıştı. 1960’tan 2013’e kadar. O gün 16 Temmuz 2013’tü. Saat 23:04’tü. Mellie, 1960 kısmındaki kitabı aldı. Beyaz,kalın bir kapağı vardı. Bunun kitaba benzer bir defter olduğunu fark etti. İçinde yalnızca bir sayfa vardı. Okudu;
17 Temmuz 1960

  Olay  başladı. Gece saat 04:15’te  20’li yaslarında genç bir  adam bir depremle uyandı. Dışarı baktığında yalnızca kendi evinin ayakta kaldığını fark etti. Fazlasıyla korkuyordu. Dışarı çıkmaya cesaret edemedi. Birkaç  hafta sonra açlıktan öldü.

   Bu yazının altında bir iskeletin fotoğrafı vardı. Fotoğrafın yanındaki bir başkasında bir kağıt fotoğrafı vardı:

  Taşınıyorum. Bir daha eve gelmeyi düşünmüyorum. Bir daha görüşeceğimizi sanmıyorum. Hepinizi seviyorum, ancak gitmem gerekiyor. Çok  üzgünüm. Gerçekten üzgünüm. Iyi olacağıma eminim. Yeni isimi edindim bile.
17.07.1960
S.

   Mellie defteri yerine koydu. Ürkütücüydü. Yine de sonraki birkaç defteri alarak kapının tam karşısındaki eski koltukta okumaya başladı.

17 Temmuz 1961
  Olayın 2. Yılı kutlu olsun! Bu sefer 4 katlı bir apartman dışında tüm evler yıkıldı. Dısarı çıkmaya çalışanlar gizemli bir  şekilde öldü. En azından kadın öyle sanıyor. 43 yasındaki kadın dışarı çıkmaya çalışırken öldü.

Alttaki fotoğraf dehşet vericiydi. Her yeri parçalanmış, henüz yeni bir kadın ceseti. Bu sefer bir mektup yoktu. Ancak mektup yerine, ağlayan insanlar vardı.1962’yi aldı.


   17 Temmuz 1961
Bu sefer 30 yasındaki bir iş adamıydı. Dışarı çıktı. Ancak açlıktan öldü. Zavallı adam..

Yine bir ceset resmi vardı. Yanındaki kağıtta “O adam hiç olmamıştı.” yazıyordu. Bu şekilde gidiyordu defterler. Birkaç tane daha:

17 Temmuz 1978
7 yasında bir çocuk. Dışarıdaki kediler tarafından yenildi.

Ve resimde yaklaşık 3 metre boyunda kediler tarafından yenilen bir çocuk ve yanında “KEDIMI ARAMAYA CIKTIM.” yazan küçük bir kağıt vardı.

17 Temmuz 2004
Kaçmayı başardı. Tebrikler, küçük kız.

Saat 04:15 olmuştu. Son deftere bakıyordu.

17 Temmuz 2013
Devam ediyor.

   Altta yıkılmış apartmanların resimleri vardı.

   Gözünü bir an için kırptı. Açtığında kütüphanede değildi. Gördüğü resmin içindeydi. Kütüphane ise artık yerinde değildi.

Apartman bolum 2-mellie son.