16 Aralık 2012 Pazar

Un-Happy 4



Not:Önceki yazımı bedenci gördüyse,özür dilerim sinirliydim.
Hey ben bunu ne zamandır yazmıyordum lan.Yani,önceden yazdıklarıma baktım bana biraz saçma geldi sdfgdsdf.Burada olayı biraz toparlamaya çalışacağım.Kendi yazdığım şeyleri anlayamıyorum sdfgfd.Unuttum neler olacağını.Bir saniye.

Önceki bölümler:
Un-Happy 1
Un-Happy 2
Un-Happy 3
   Akşam 19:56'dı.Çıkmaz bir ara sokaktaydı.Etrafta,yiyecek bir şeyler bulmak için çöpü karıştıran kedi dışında bir canlı yoktu.Haruno (Önceki isimler japonca olduğu için japonca devam etmesi gerekiyor.Gördüğüm ilk japonca kız ismini yazdım.Haruno,Yowobi'ye benzeyen şu kız.Ona daha önce bir isim verdiysem,o isimle yazıyormuşum gibi düşünün ama ben eski bölümleri okurken ismini görmedim)hiç bir şey hatırlamıyordu.Bir şey dışında.Sarı,parlak bir ışık.Kendini görmüştü sanki...
   Bildiği diğer şey,elinde bir kağıt tuttuğuydu.Karmaşık bir yazıyla şunlar yazılmıştı:
"2 26 28 26     28 1 20 16 1 14     11 4 11 17   28 1 15 17 12 29 3 1
2 26 28 26 28 26   5 26 23 26 17    sembol gibi
iku:Orada,geceleri yıldızları rahat görebilirsin.Büyüteç gibi bir nesne var orda.Ama çok uzakları görebilirsin onunla...Bak etrafına,uzaklara."
"Bu da ne?"diye geçirdi içinden.Sonra biraz düşündü.Şifreler hakkında bir iki şey bilirdi."Sembol gibi".Sembol.Ne sembol gibidir?Harfler.Onlar zaten semboldür.Bu sayılar,harflerin kaçıncı harf olduğu ile ilgili olabilirdi.Aceleyle yazılmış gibi görünüyordu.Haruno,aceleyle böyle bir şeyi asla yazamazdı.Aceleyle yazılmamış olsaydı,belki daha karmaşık bir şifre yazılırdı.Her ne olursa olsun,galiba bunu aceleyle harflere çevirse iyi olacaktı.
   Şifreyi çözdüğünde,yaklaşık 15 dakika geçmişti(Yazar şifreyi yazana kadar da yaklaşık 15 dakika geçmişti.)Tam düşündüğü yöntemle yazılmış bir şifreydi.Şifre şuydu;"Büyü yapmak için yalnızca büyüyü düşün."Ne büyüsü?Büyü diye bir şey gerçekten var mıydı?Varsa,iyiydi.Ceplerini yokladı.Bir pilot kalem buldu.Çözülmüş şifreyi kağıdın bir köşesine yazdı.
   Alttaki yazıya baktı.İku,gitmek demekti.Japonca biliyordu.Geceleri yıldızları rahatça görebileceği neresiydi?Büyüteç gibi bir nesne?Çok uzakları?Bunu en aptal kişi bile anlardı (Anlamadıysan üzülme,aptal değilsin.)Büyüteç gibi,çok uzakları gösteren şey teleskoptu.Geceleri yıldızları en rahat nerede görürdü?Notta ne diyordu?"Bak etrafına,uzaklara..."Etrafında,birkaç çöp tenekesi ve bir kedi dışında bir şey yok gibiydi.İç çekip karşıya baktı.Ormanda,uzakta bir gözlemevi vardı.Gri binanın yüzeyi ay ışığında parlıyordu.Dışarıya bakan tek penceresi,sol tarafından uzanan teleskoptu sanki.Böyle,birkaç dakika oraya baktı.Sonra bir anda anladı.Yıldızları rahatça görebileceği,teleskopun olduğu,uzaklara bakınca gördüğü yer o gözlemeviydi!Kenara pilot kalemle yazdığı şifre çözümüne baktı."Büyü yapmak için büyüyü düşün."O gözlemeviyle ilgili ne düşünmeliydi?Aklına gelen ilk şey,oraya gitmekti.Oraya ışınlanmaktı.Gözlerini kapattı.Gözlemevinin içini düşündü.Tam teleskopun olduğu odayı.Üzerinde bir rüzgar hissetti.Hafifçe gülümsedi.Birkaç saniye sonra,etrafta çöp tenekeleri ve kediler dışında bir şey yoktu.Bir de,bir not.
 
4.bölümün sonu.

Sence nasıldı?Sence bundan sonra neler olacak?Sen o şifreyi çözebilir miydin?Sence sonraki bölümü ne zaman yazmalıyım?
Neyse,babam yine bilgisayarı istiyor.Uzun uzun diğer olayları yazacak vaktim yok D:

Şu soruların cevabını yorum olarak atsana sdfdssdfg.
Neyse,naaa neee~

19 Kasım 2012 Pazartesi

Hepimizbaşlıkbulmayısevmiyoruz

dfdsdf.
 BEDENCİLER+ÇEVİRMENLER+TATLI HAYVANLAR=ULTRA ULTRA VE ULTRA ZALİMLİK
Bedenciler,evet.
Bedenciler,sizi -14 (Belki de normal 14.)derecede dışarıda ellerinizi cebinize koymanıza izin vermeden sınav yaparlar.Bu sınavlarda sizin çabalarını görmeyeyip,bir iki hatanızla notunuzu düşürürler.Kendileri sıcak ve güvenli görevlinin kulübemsi yerinde çay içerken,siz gider iğrenç bir şekilde voleybol oynarken üşütürsünüz.Her zaman güneş gözlüğü takarlar,hava durumunu umursamadan.Güneşli ve 30 derece,ya da bulutlu ve -30 derece.Onlar için aynı şeydir.Aynı eşofmanlar,aynı güneş gözlükleri.
Her zaman zalimlerdir.Sizinle alay eder,sizde gülmek zorunda hissedersiniz.Bunu tüm masum öğrencilere yaparlar.
Pekala,benim notum bedenden doksandı,ama seksen alan da yok değildi(Daha düşük alanlar da vardı herhalde.70 falan?)Kesinlikle ULTRA zalim bedenci,bu notları bile hak etmediğimizi söylüyordu (¬、¬)
Bedenciler,acayip sulu espriler yapmaya bayılır.Bunlara ULTRA sulu diyebiliriz.Geçen,koşarken arkadaş takılıp düştü.
Arkadaş: Ahhhh bacağııığm sanırım kırıldııığ!
Öğretmen:Kırılsaydı oynatabilir miydin?
Arkadaş: Ama öğretmenniiğm niye öyle diyonuuğz.
Herkes: ahahahahahahaahhaaahahahahahahaahahah (Ben pek kahkaha atmadım,yalnızca bir saniye "hehe" gibisinden bi kahkaha attım.Herkes gülerse,sizde gülmek zorundasınız.)

Ve çevirmenler bedencilerden ON MİLYAR kat beterdir.
Pekala,size çevirmedikleri kitapları söyleyeyim:
  • Sevgili Salak Günlük'ün sonraki 5 kitabı.
  • Gizemli Benedict Derneği'nin 2. ve 3. kitabı.
  • Bu kitabın adı sır'ın serisinin kalan kitapları.
  • Fairy Oak'ın son kitabı.
  • Korku Okulu'nun 3. kitabı
  • Emily ve Garip Maceraları'nın diğer kitapları.
Eminim,daha burada çıkmamış milyarlarca harikaüstü kitap vardır v_v
Ayrıca şirin hayvanlar haindir çünkü şirinlikleriyle herkese istediklerini yaptıracak güce sahipler.Tahminen sizin sahibi olduklarını filan zannederler.Yani bence v_v
Şu sıralar UN-GO diye bi anime izliyorum,hoş bişi.9 ya da 10 bölümünü izledim,11 bölümlük.Şu 11 bölümlük anmeler iyi olur ya,bu da bu kurala uyuyor.Hiç iyi tanıtım yapamam genelde.Ama anladığımı yazıyorum.
Bi dedektif ve yardımcısı var.Shinjuurou ve Inga.Sonradan bide yapay zeka onlarla takılıyor.Olayları falan çözüyorlar(Vay ne kadar açıklayıcıydı.)Sonuncu bölümü daha izlemedim,o yüzden hakkında spoiler veremiyorum sdfghgfd.
Şu sıralar Peter Nimble ve Sihirli Gözler diye bi kitap okuyorum.Daha bitmedi ama orta kısmı geçtim (cumartesi günü almıştım,okuduğumda zaman kavramımı yitiriyorum."Sürükleyici" kelimesini acayip sıkıcı ve esnetici buluyorum *esner*.Başka bir kelime bulmalıyız.)Açıkcası,Peter'in Peg'in şu kaybolan kardeşi oluğunu düşünüyorum.Şu Simon muydu neydi o kuzgunu bir yerlerden hatırlaması bize bir ipucu olarak verilmiş olmalı.Yazarın bu kısma getireceği anı bekliyorum.Hey kitabı bitirenler,öyle değil mi?Yoksa bir şaşırtmaca mı?
Neyse,naaa neee~

12 Kasım 2012 Pazartesi

Buyazıyıtamamlarmıyımbilmiyorum


KIRMIZI BAŞLIKLI RAYE

Raye=Kırmızı başlıklı kız
Kiri=Kırmızı başlıklının annesi
Anna=Troll kalpli kurt
Charliey=Büyükanne
Suki=Avcı
Kiri: Raye hadi bu sepeti büyükannene götür   :iconmingplz:
Raye: Yani Charliey'e mi -_-
Kiri: Evet hadi herneyse git ve götür >__>
Raye: -.-'' *çıkar*
Anna: *kurt kostümü giymiştir ve kurt kulakları takmıştır* *ağacın arkasından* vayy Raye en iyisi ona sataşayım  :icontrollface:
Anna: Selam Kırmızı Başlıklı kız nereye gidiyorsun?
Raye: Sana ne kurt kostümü giymiş tuhaf kız?
Anna: Merak ettim söyle >_>
Raye: Bir tuhaf kızın evine,bu sepeti vermeye çünkü salak bir kız bana öyle söyledi.
Anna: Ah ne hoş
Anna: *kostümünün içinden repliğini çıkarır ve bakar* tamam gidebilirsin
Raye(yürümeye devam eder ve bir taşı tekmeliyordur)
Anna: Hemen kestirmeden gideyimde büyükannesine sataşayım  :icontrollface:
Anna: *kestirmeden eve gider*
Anna: *kapıya çarpar* Ahh :iconfuuuplz:
Charliey: *Pencereden bakar* Sanırım kimse yok.. <_<   >_>  *geri girer*
Anna: *içeri girer*
Anna: Selam yaşlı kadın.
Charliey: *umursamaz*
Anna: Heeğy
Charliey: *yüzüne bile bakmaz*
Anna: ff T_T
Anna: Acaba kırmızı başlıklı geldimi <_<   >_> *pencereye bakar*
Raye:(neredeyse eve varmış pencereden gözüküyor)
Anna: Yaşlı kadın nereye gittii?
Anna: En iyisi büyükannenin kılığına girip kırmızı başlıklı kıza yine sataşayım *büyükanne  gibi giyinip yatağına girer*
Raye(kapıyı oldukça sert bir biçimde çalar)
Anna: Gir yavrum:icontrollface:
Raye(kapıyı oldukça sert biçimde açar ve çok sert bir biçimde de çarpar): Rüzgar vardı -.- Her neyse ben bunu bırakıp gidecektim
Anna: Tamam yavrum gel buraya özlemişim seni sarılayım ^_^
Raye: Hayır bunu sakın aklından geçi-(geç kalmıştır)
Anna: *sarılır ve bırakmaz* aww >w<
Raye: Bırak beni büyükanne kılığına girmiş aptal kızın kılığına giren aptal kurt kostümü giymiş kız! >o<
Anna: Nu v_v
Suki: *evin yanından geçiyordur*
Suki: Olamaz!Çok sıkı sarılıyor,boğulacak!En iyisi onları yalnız bırakmak VwV *yoluna devam eder*
SON


 
ADI OLMAYAN OYUN
Nasıl Oynanır?
Oyun en az iki kişiyle oynanır,iki kişilik bir oyunda:
1. Oyuncu:
Kim?
Ne zaman?
Nasıl?
2. Oyuncu:
Kiminle?
Nerede?
Ne yapıyorlar?
Sorularını alır.
Ve oyuncular birbirlerine söylemeden bu soruları cevaplar,sonra sırasıyla söylerler,sonuçta acayip saçma+komik şeyler ortaya çıkar :iconmingplz:
Kiriyle oynadığımız oyunda ben birinci oyuncu,Kiri ikinci oyuncuyken:
Anna Vi ile gangam style zamanı altın yumurtlayan tavşan kümesinde mutlulukla TFM oynuyorlar.
Charliey Raye ile ergenler zaa diye gülmezken kalem kutumda kızgınlıkla denize giriyorlar.
Nichiji uçan Spagetti canavarı ile sabahın köründe Raye'nin acayip gizli çekmecesinin üzerinde zıplayarak kuş gibi süzülüyorlar.
Resim kağıdı Yuno ile gece Sword Art Online'da dikkatlice çak bi beşlik panpalar oynuyorlar.
Burda ben ikinci,Kiri birinci oyuncu:
Raich banyo küvetiyle zamanı bilmediğim bir zamanda kaybolan çoraplar diyarında nyanlayarak futbol maçı izliyorlar.
Furuya Mr.Mouseyle enseyi kapaman gerektiği cumalarda havlu dolabında patates soyarak dövüşüyorlar.
Momo kawaii tavşanlarla birlikte hoparlörümün uzaylı sesleri verdiği saatte gökkuşağı gölünde kulak tırmalayıcı şekilde şarkılar söylüyorlar.
wth ifadesi Rachelle kediler milkshake içmeyi öğrendiği zaman facebookta süperkahraman güçleri hakkında bir filmin CD'sini parçalarken bağırıyorlar.
Kiri bu oyunu,çook eskiden de oynadığımızı gösteren bir word belgesinde buldu :iconmingplz:
PAMUK PRENSES
Pamuk Prenses=Vi
Troll Kalpli Üvey Anne (Kötü olmaktan oldukça memnun):Anna
Cüceler=Kediler
Ayna=Kiri
Avcı:Suki
Prens=Mai
Pamuk prensesin öz annesi: *ölür*

Babası: Hemen başkasıyla evleniyim.
Üvey anne: Hadi evlenelim :iconmingplz:
Üvey anne: Ayna ayna,söyle bana,var mı benden trollü bu dünyada?
Ayna: Dünyada sizden trollü yok kraliçem V_V
*binyıllar sonra*
Üvey anne: Ayna ayna,söyle bana,var mı benden trollü bu dünyada?
Ayna: Pamuk Prenses kraliçem v_v
Üvey anne: Hemen onu öldürmeliyiiim!!!1!!!!bir!!!!11!!!!onbir!!!!!!111!!!!yüzonbir!!
Ayna: Olur 030
Üvey anne:Hey avcı!gidip şu pamuk prensesi öldürsene
Avcı:Peki troll kraliçem v_v
Pamuk Prenses:(ormanda öyle yürüyodur)
Avcı:*pamuk prensesin yanına gider* hey prenses
Pamuk Prenses: Ne var salak görünümlü salak avcı -_-
Avcı:Kraliçe seni öldürmemi istedi ama sana torpil yapçam geyik kalbi alcam sen kaç ormana yoksa troll kraliçe seni öldürür.
Pamuk Prenses: Olur. *yürümeye devam eder jhgfd*
Avcı: *kasaptan ceylan kalbi alır ve kraliçeye götürür* Al kanıtım şimdi bırak beni -_-
Troll kalpli kötü ve üvey anne: Ceseti nerde? :icontrollface:
Avcı:Kaçtı. 
Üvey anne:Tamam.
Pamuk Prenses: *bir ev görür ve içeri girip dinlenerek kitap okumaya başlar*
Mr.Mouse: *Farelerle oynuyor*
Mr.Mouse: Miyav?
Furuya: Miyav -.-
Mr.Mouse: Miyav miyav Furuya?
Furuya: Miyav miyav -_- *Pamuk Prensesin yanına gider*
Pamuk Prenses: *uyanır ve hiçbişey olmamış gibi kitap okumasına devam eder* 
Mr.Mouse: *Peynir atıştırıyor*
Furuya: *etrafta geziyor* 
Pamuk Prenses: *dışarı dolaşmaya çıkar ve yürüyerek kitap okumaya başlar*
Mr.Mouse: Miyaav
Üvey troll: *Kılık değiştirip Pamuk Prensesin yanına gelir ve seneryoya bakıp geri koyar* Elma ister misin?
Pamuk Prenses:Hayır elma yeterince tatlı değil.
Üvey troll:Çikolata?
Pamuk Prenses:Eeeh..(biraz kararsız kalır falan dayanamaz) Tamam
Pamuk Prenses:(yer)
Üvey troll:  Seni mor saçlı tanıdık bir kız öpmeden uyanamayacaksın :icontrollface:
Vi: Fuuu.... *bayılır*
Kediler: *geziyolar*
*K dışında*
Prens:*gelir*Ehh..Repliği unuttuğumu söylemek istedim :iconmingplz: *gider*

SON


Veşimdimerhabasdfgdsasdfd
Kiriyle aramızda telepatanik bağ olduğunu düşünüyorum,işte kanıtlarım v_v :
Benim MLP'den Fluttershy'ı düşündüğümü bildi.
Benim MLP'den Twilight Sparkle'yi düşündüğümü bildi.
Onun karakterlerimizden Anna'yı düşündüğünü bildim.
Onun animelerden Ano Natsu de Matteru'yu düşündüğünü bildim.
Onun PPG'den Buttercup'u düşündüğünü bildim.
Tam tersini kanıtlayan şeyler vardı-muhtemelen henüz çok geliştirmediğimizdenidir dfghfds.

ff yazcak bişey kalmadı naa nee :iconmingplz:

4 Ekim 2012 Perşembe

Kanalizasyondaki Sabun

Selam .3.
Yanımda H. oturuyor,(lanet olası sıra düzenlemesi)kendisi geçen sene sınıfın kız nüfusunun %25'ini kendine aşık eden bir pisliktir v_v.Hatta yolsa geçerken kızın biri onu öpmüş .Yarı-sarışındır ve facebookta erkek olmasına rağmen dudak bükerek çekilmiş bir fotoğrafı var,kendini şirin felan zannediyor her halde,ancak hepimiz bunun kesinlikle BERBAT bir şey olduğunu biliriz D: .Iyy ne o öyle,özellikle o bir erkek,kızlarda neyse salakmış der geçeriz.
*konuyu hemen geçer*
Bugün,acaba sınıfta animeci var mı diye Remonlu (ve solmuş)tişörtümü beden eğitiminde giydim (Kendim bastırmıştım.)Kimse "O anime resmi değil mi lan?" demedi.Ya da çok utangaçtı ve hiç bir şey diyemeyip ben ona bakmazken tişörtümü hayranlıkla seyretti.
Vee bilin bakalım bugün ne yapptııım :icondummylaplz:
Basketbolda topu potadan geçirdim!
Aslındasporkonusundaoldukçaberbatımamabukezmaçtabirkezattımleyn
Bu arada,bir hikaye konusu buldum,yazar mıyım bilmiyorum ama yaz derseniz yazarım sdfghj ya da siz kullanın:
Rachel'in 12 yaşında anne ve babasını kaybetmiş bir kızdır.Hiç bir yakını yoktur,onu evlatlık olarak Fiore adında bir kadın alır.Evi oldukça ilginçtir,en az 50 odası olabilir.Rachel kitaplıkların arkasındaki geçitler,gıcırdayan tahtanın arasında kısayol gibi pek çok şey bulmuştur.Ancak,bir gün saklı bir kütüphane bulur.Bu kütüphanede,oldukça eski ve kalın bir kitap bulur,bu kitapta hayatını değiştirecek bir sır vardır;Büyünün var olduğu.

Ayrıca Fiore'nin bir cadı olduğunu keşfediyor.Bu biraz klasik bir konu gibi geldi.Büyü kitapları hep eski olmak zorunda mı?Aslında Fiore bir sihir kütüphanesindeydi,geçen sene yazılmışı da 678 yıl önce yazılmışı da vardı.
Neyse,naa neee


2 Ekim 2012 Salı

Kurtçuk Yiyen Beyin

Yine ilk diyeceğim şey: AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA
Heyecanlandığım,kızdığım ya da "AAA" dedirtecek bir durum yok aslında :iconmingplz:
Yanlızca "AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA" demek istiyorum.
AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA
YETER.
Öhöm,daha başlamadan bıktığınızı düşünüyorum v_v.Ne de olsa sadece "AAA" var.AAAA hastalığındayım sdfghjk.
Ne yazayım:iconwthplz:
Konuya nerden başlayayım?
En iyisi direk dalmak.
Hani mixpod kapanmıştı ya.Hani bloga müzik koyamıyorduk.Ben gugıl amcaya sordum,o da bana SCM Music Player'i buldu.Sonunda bir şeyler koydum yani v_v
Determinate şarkısı,iğrenç bir ergen filmi olduğunu bildiğim "Lemonede Mounth" filmindeymiş.Ağır ergen bir arkadaş sürekli bunu dinliyordu.Bende Nightcoresini ona yolladım "Bi git ya dedi.".Bloga koyacağım demiştim,ve koydum işte v_v.Loollfrdfgfsbdhfghogkfşjghkgfdsdkfrnkwgelfgres

   Geceleri (Saat 21:00'dan sonra olarak sayalım.)ne yaparsınız?Ben yeni kitabım yoksa,eski kitaplarımdan birini alırım (Büyük bir rafım ve masamın kitaplığı var.)atıştırmalık bir şeyler alırım (Üzüm,çikolata,salatalık,domates,şeftali vb. Ne varsa.)sonra yatağa otururum,geç bir saatse gece lambasını açıp okurum,değilse normal lambayı açar okurum:iconmingplz:
"Eee napalım?" diyorsanız size hak veriyorum sdfghgfdsdf

Diğer bir konu:Günlük tutmak
Size günlük "Sevgili günlük,bugün arkadaşım beni çok üzdü .s" gibi mi geliyor?Gelmiyorsa iyi,öyle düşünüyorsanız fikrinizi değiştirin derim.
Günlük eğlenceli bir şeydir (Bu konuda bir şey yazdığıma göre öyle düşünüyor olmam gerekir.)Yani,bilgisayara yazsan virüs bulaşır,format atılır,gider.Ama günlüğü saklama imkanın vardır.Günlüğünü okumaya çok meraklı insanlar varsa kilitli bir günlük alırsın,günlüğü yazarken kapıyı kilitlersin (kilitlenmiyorsa iyi değil D:),anahtarı hep cebinde tutarsın falan.
Günlüğün en eğlenceli yanı,dış görünüşünü seçebilmendir.
Hayır,o pembe,tüylü,üstünde "Beaitiful Girl" yazan günlüklerden söz etmiyorum,onlar ne biçim yaratıklar lan :iconmingplz:Benim bahsettiğim normal defter gibi görünen,üstünde sade desenleri olanlar.Ben kilide ihtiyaç duymuyorum,kimse okumuyor .3.

Neyse,sonra okuduğumda "Bunu hemen silmeliyim!" diyeceğim bir yazı bu V_V
Neyse,naa nee~

30 Eylül 2012 Pazar

AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA

AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA
YETER.
Yazılarıma bakıyorum,hepsinde bir saçmalama noktası var.
İnsanlar o şaçmalıklardan dolayı okumaz yani :iconmingplz:
Farkına vardım da,her insana karşı farklı bir davranış şekli geliştiriyorum :iconwthplz:
Birine karşı,onu gördüğümde sıkı sıkı sarılıp mal gibi gülümsüyorum,birinin yanında salak gibi davranıyorum,normal insanlarla konuşurken :D yazıyorum,kiriyle konuşurken daha çok sdfghj yazıyorum ya da normal davranıyorum.

Sonuçta herkes benim deli olduğumu düşünüyor :iconmingplz:
Şu ana kadar gerçek hayatta 3 en iyi arkadaş edindim,biriyle kavga ettik (+2 saat yanında durursam bi pislik çıkarıyor ayrıca onunla sonraki 10-20 ay boyunca görüşmeyi düşünmediğimi netce belirtmeliyim.)diğeriyle anlaşıyoruz ama onun iyi anlaşmadığı insan yok diyebilirim (tabi ben en iyi anlaştıklarındanım,hafiften mary sue,ama bir insana çok sosyal ve inek olduğu için mary sue diyemezsin.)
3.sü Kiri,buluşacağımızdan yazdım sdfghjk.Yani eninde sonunda öyle olmalıııı D:
Okuldakiler bana çok şirin olduğumu söylüyorlar,bazılarıyla yakında iyi anlaşabilirim gibi geliyor,E'yi de iyi arkadaşlarımdan sayabilirim ("en" iyi olmaz.Facede moda sayfası var!Ama anime izlediğimi biliyordu.)
Ayrıca E2 da iyi birine benziyor,F. S. ile takıldığı için onunla takılmak için biraz uğraşmalıyım ve S. ile arkadaş olmam gerekir,sınıf başkanıdır kendisi.
Ayrıca gerçektende biraz çatlak olduğumu söyleyebilirim,şakasına mı cidden deliliğimden mi yapıyorum bilmiyorum ama,insanlarla iletişim kurmak için onlara doğru 1...2...3...4... diye sayıyorum.En son 127deydim sanırım.
Keşke sınıfımız ayrılmasaydı orda herkesi tanıyordum T_T
AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA

Günlüğümde kendimi tanıttığım kısım:

  1. 20'den fazla arkadaşım,hayır "iyi" arkadaşım olmalı.Ama en az %95'i internette (annem veya babam okuyorsa,mafya olmadıklarından %100 emin olun!)
  2. Menma sayesinde uzun eteği,Merida sayesinde kırmızı kıvırcık saçları sevmeye başladım.
  3. İyi arkadaş edinmekte zorlanırım,gerçek hayatta.Çünkü internette bayağı sohbet ettiklerim okulda gördüğümde sadece el sallıyor.
  4. Desenlere karşı büyük bir sevgim vardır.
  5. 6 yaşında sarı bir oyuncak ayım var,adı Bay Sarı (böyle saçma bir adının olmasının nedeni 1. sınıfta almış olmam.)
  6. Siyah kedileri severim!Odamda 4 tane siyah kedi çıkartması var.
  7. Giysiler konusunda düzenli olduğumu söyleyemem,ama şu sıralar odamı düzenli tutmaya çalışıyorum!
  8. Çıkartmaları ve şapkaları ÇOK severim :3
  9. 5 tane kürem var,ikisi kırılmıştı :(
  10. "Gereksiz kalem" kutum ağzına kadar DOLU!
  11. Fotoğraf çekmek ve resim çizmek hobilerimdir.
  12. İnsan çizerken hayvan kulakları ve kuyrukları kedi,tavşan kulaklı şapkalar kullanmayı seviyorum.
  13. Gezmeyi seviyorum
  14. Derste sıkıldığımda not defterime chibiler çizerim.
  15. Çok sosyal olmasamda asosyalle alakam yok.
  16. Çabuk sinirlenirim.
  17. Bilgisayarsız hayat hayat değildir!
Neyse,yeteeeğr diyorsanız naaa neee~


4 Ağustos 2012 Cumartesi

Beyinden Çıkan Tavşanlar


Merhabaa (ne diyebilirimki).Yazıya başlamadan önce aklımda birsürü fikir vardı ve hepsi uçup gittii .w. .Neyse galiba sizi sopalayacağım.Yoksa sobe miydi?Neyse kimseyi ilgilendirmeyen soruları soracağım .u. .Tabi bunu okuduktan sonra sopalanmışa döneceksiniz (bu espri değildi.)

1-Nya nyan nyan nya?

2-Anan baban ne iş yapar? (kimseyi ilgilendirmez dedim.Birinci sınıftakilerin sorduğu sorular lol.)

3-Büyüyünce nasıl para kazanacaksın? (kimseyi ilgilendirmediğini yine kanıtladım)

4-Aklımda birsürü soru vardı unuttum lan.

5-Hiç kardeşin varmı?Kaç tane?Cinsiyetini söyle?

6-Sopalanmışa döndünmü?

7-En sevdiğin anime(ler) hangileri (bulabilirsinn)

8-Gerçek hayattan en iyi arkadaşının adı? (arkadaşımmı var sanki cevabı geçerlidir.forever alone.)

9-Kendi yaptığın resimlerden en çok hangisini seviyorsun? (hiçbirini sevmiyor olmanı anlarım)


Napcaktım ben nan?Ha size birşey söyliyecektim.
Tablet aldım .w.!Request isteyinn!!!11!!!!!1!!!bir!!!11!!!!onbir!!yirmibir!!
adı mı ne..hmmn bi saniye.Şey kutusuna bakamayacak kadar üşengeçim.Üstünde genius yazıyor onu bilin yeter ^^.Ne çizmemi istersiniz?Çizerimm ;w;.

Lütfenn ;n;

http://ask.fm/Kagatsuki ayrıca sorun banağğ.
Ayrıca,interneti iptal edip,lanet olsunki 8 gblik vıınn aldık.Unazo ablağ aynı durumdayızz.
Not:Gb'si az olanlara bir tavsiye,ayın sonlarına doğru animeleri izleyin.Nede olsa sonraki ay gbler dönüyor.

Ayrıca sizi "kawaii" konusu ile mimliyorum.Sopalanışa döndünüz değilmi.Ha ha.
Şimdi ise bir anime tanıtımı yapıyorum.Yani yapamıyorum.Amaan neyse türkanimeden kopyala yapıştır yaparız değilmi?Animemiz..Higashi no Eden @-@.

22 Kasım 2010. Pazartesi.
10 füze Japonyayı vurur.
Daha 
sonraları ''Dikkatsiz Pazartesi'' diye anılan bu benzeri görülmemiş 
terör hareketi kimseye zarar vermemiş ve yakın zamanda da unutulmuştur.

3 ay sonra...
Saki 
Morimi isimli genç kız kolej mezuniyeti gezisi için ABD'dedir. Beyaz 
Sarayın önündeyken, başını belaya sokar ve kendisi gibi bir Japon 
tarafından kurtarılır.

Ancak, kendisini Akira Takizawa diye tanıtan bu adam tamamen bir gizemdir.
İlk olarak hafızasını kaybetmiştir.
İkincisi, 
tamamen çıplak olup, bir elinde silah ve diğer elinde cep telefonu 
tutmaktadır. Telefon 8.200.000.000 Yen para ile doludur.

Akira Takizawa kimdir?
Bu değişik cep telefonunun arkasındaki sırlar nelerdir?
Hafızası neden kaybolmuştur?

Emin olun,Akira Takisawa'nın  mary sueyle alakası yok,epic,muhteşem biri @-@.Favori adamım dostum :iconmingplz:
İzleyecek bi anime bulamadıysanız,yada bulmuş olsanız yada izliyor olsanız bile,higashi no eden'i hemen izleyin!!1!!!bir!!!!!!!
Ünlülerden nefret mi ediyorsunuz?Anti ünlü kutusu,bir ünlünün adını duyduğu anda,ses kaynağına vurur!Nihahaha!
Not:Satış fiyatı 1000 eurodur ve televizyonunuzda jbden falan bahsediyorsa ve vurursa,parasını ödemiyoruz.
Neyse naaa nee~

26 Temmuz 2012 Perşembe

Uçan Macera Hastası Ayakkabı


Selam insan!
Bugün İstanbuldan döndük ;o;.Kuzenlerime vınnn alınmasını sağlayarak kutsal bir görev yaptım.İkna etmek diyelim.
Kiririn benim iğrenç resimlerimden birini hikaye yapmamı istemiş.Yaparım ama önce mim sonra un-happy açıklaması (üşenme,unutma ve mantıklı açıklamayı unutma durumları dışında)ve sonra o hikayeğğ.
Hakkımda bilinmeyenlermi?
1-Anlım sivilce doluu D: .
2-Küçüklüğümde miniş hastasıydım *ming*.
3-Kiriririnin kendi hakkında bilinmeyenleri yazmaktan utandığını düşünüyorum sdfgh.
4-Hakkımda bilinmeyen şeyleri unuttuum D: .
5-Okulunhemenaçılmasınıistiyorumçünkü6.sınıfageçtiğimdendeğişikşahıslarolanbirsınıfagidiyorum.
6-Büyüyünce evlenmeyip tüm servetimin bana kalmasını istiyorum *trollface*
8-Aslında sınıf durumum diğer insanların sınıf durumundan iyi galiba.
9-Acayip bir ikna yeteneğim var.
10-Biraz açık sözlüyüm ama büyüdükçe geçiyor galiba *ming* (küçükken birine alınma ama şişkosun demiştim sdfghjhgfd)
11-Süper kahramanlar gibi bir gücüm olsaydı,insanların o an ne yaptığını veya istediğimi dileme gücünü isterdim.Bazen birilerinin o an ne yaptığını,nasıl göründüğünü çook merak ederim D:
12-Sonsuz dilek hakkı lütfen
13-Neyse unuttuğum on milyar milyar şey var ama benim aptal yönlerimi boşver.

Bu arada

Neyse,un-happy konusunda üşengeçliğim tuttu.Yeni hikayeme ne desem...Dark?Hmm ortama uyuyor gibi.Çizerim sonra.

---------------------
Her taraf kapkaranlıktı.Yanlızca,mağaranın girişinden gelen az bir ışık vardı.Girişten ancak emekleyerek geçebilirdiniz.
Kömür rengi saçları,esmer teni ve siyah gözleri orada iyi bir kamuflaj olabilirdi.Ama upuzun,kar beyazı elbisesi onu bu karanlıkta az da olsa görünür kılıyordu.
Neden böyle bir iddeaya girmiştiki?Bu loş mağaraya adımını attığı an hata yaptığını fark etmişi zaten.
Aptal korku tünellerine benzer bir yanı yoktu orasının.Korku tünelleri genelde pek korkunç değillerdir.Sadece sesler ve birkaç zombi ve iskeletler heykeli vardır ve yanlızca kollarını yada başlarını hareket ettirirler.
Gözü karanlığa alıştığında,etrafa bir göz attı.Buraya çocuklarda girmiş olmalıydı.Yerde gözü kopmuş bir oyuncak bebek vardı.Buraya giren kıza ne olmuştu?Oyuncak bebeğini unutmuş olabilir miydi?Umarım öyledir diye düşündü...Aşağıda dikenli bitkiler vardı.Kaç taneydiler acaba?Yüz?İki yüz?Hepsinin üzerine kan damlamıştı.
Uzaklardan bir çığlık geldi.Korktu.Ama çığlığa doğru koştu.Birden kaydı?

Devamını sonra yazarım sdfgh karakterleri çizicem.


10 Temmuz 2012 Salı

İnteeeerrrrrrrrneeeeeeeeeet


Uzun süredir (hmmn 4 gündür) yoktum.Umursamadığınızı biliyorum.Ne yapalım şu manyağı diyorsunuzdur.Ne işimize yarar.Napalım onu nan (bulaşıcı sözcükler level.931855438605968904809870964)
1 ay felan tatildeyiz sanırım.Şu anda 3 gününü geçirmiş olduğum ve 1 hafta kalacağım kuzenlerimin yazlık sitesinin ordaki kır bahçesinden yazıyorum.ve nedense arkamda biri ne yaptığımı veya msnde konuştuğum şahısları görür diye korkmuyorum.Herhalde annem babam yok diyedir asdfghjk.
1 hafta kadar burda kalacağız sonrada istanbula gidip onu bunu ziyarete gideceğiz felan akrabaları ziyartet edeceğiz,yani pek ilgi çekici bişey yok.
Burada death note izlemiş bir kuzenim var,ona sonra başka anime izlemişmi diye sormak istiyorum,ama beceremiyorum.Kardeşi ve o (özellikle kardeşi) beyblade oyuncaklarına takmış durumda.Kardeşi kankasını çağırıyor,havuza gidiyor,televizyonda bilgisayar oyunu oynuyorlar falan.ama ben?burda bir kankam  bile yok,burdaki diğer benim yaşımdakiler bilgisayarda oyun oynamaktan başka birşey yapmıyor,hiç kafa dengim biri yokk :iconfuuuplz:.
pcde %10 pilim kaldı,fişin olduğu yerde internet çekmiyor vb. sorunlarla karşılaşıyorum.Umarım dayımlarda kablosuz ağ vardır :iconfuuuplz:.
Bu arada bir telefon aldım ^^.Samsung young.oo yee.aslında önce tablet alacaktım ama babam bakkaldan ekmek alır gibi bir cep telefonu aldı :iconmingplz:.Tableti yaz sonunda alacakmış.
Burada internet yokken sıkılıyorum,ondan pcde olan resimleri fotofiltreden editledim.durun resim yükleyimde sıkılmayım evde!!bir!!11!!

Ve,bi ara,hatta burda bi alışveriş merkezine gitsekte şu death note mangası alıcam nan!!!!111!bir!!!%2 pil!!!1!!!
Neyse,bu kadar saçmalama yeter,sizin yazıları okuyup pcyi kapatsam güzel olacak,naaa-neee~

23 Haziran 2012 Cumartesi

35 Derece Ne Kadarda Serin


Şu,akşamların bile 30 derece olduğu,kuma çıplak ayakla basarsan ayaklarının kül olduğu günlerde,bloggere felan yazı yazmaktan başka bişey yapamıyoruz.Pişiyoruz diyorum fırındaki kek gibii :iconfuuuplz:.
Herkes gibi,bende sıcaktan bunaldım.Bu arada size sizinle burda olmama neden olan hikayeyi anlatıyorum:

Şimdi,ağustos mudur eylül müdür,işte okulların açılmasına az kalmıştı 2. sınıfa geçiyordum,biz ş.le bizim pcde takılıyoruzz.
Ppgzforever diye bi site buluyoruz.aslında hiç ppgz'yi izlemediğimi kabul etmeliyim.İşte,ş. arkadaş,bana bizde bi blog açalımmı dedi,bende powerpuffsevenleri isimli bir blog açtım~.Sonra diğerleriyle tanıştım falan.Hmmn...Ruffla 1 ton konuşmam vardı :iconmingplz:.Bi chat sitesi vardı önce hep ordan konuşurduk.Sonra msnye ekledim :iconmingplz:.
Ani-chan,ilk izlediğim anime hetaliaydı~.
http://eylul14.chatango.com/ bu bişey mi size kiriyle eskiden facede konuştuklarımızı yada ruffla kaybolan msn konuşmalarımızı atayımmı?Hatta hiç var olmamış olan kiriyle msn konuşmalarımızı?Oooo siz delirdiniz galiba :iconmingplz:.minglemeyi kesmeliyim.
Neyse konuya dönelim,ş. benim ppgzsevenleri blogumda 30 yazı bırakınca bende bcforevere geçtim.Herzamnki gibi,orda da aynı şekilde devam ettik.
Bi tane chat şeysi vardı,herkesle orda konuşurduk,sonra chatango şeysi çıktı.Eskiden şablon yapmak ne zordu la.Unazo ablamın yaptığı şablonlara tepkimiz: OMG ;W; olurdu :iconmingplz:.Hala yapamıyorum ama omg demiyordum,eninde sonunda öğreneceğiz.(şahsen direk blogger templates yazıyorum gugıla çıkıyo)

Şimdi biraz soru soralım..
Eski arkadaşlar,blogcuyu nasıl buldunuz?
Yeni arkadaşlar siz bizi nasıl buldunuz  :iconmingplz:?(yane-chan çok yeni değil ama yinede sonradan geli.ani-chan yeni.hmm kuzenin sayesinde mi?)
Hmm uzun yazı failim.
Birazdan yine döneceğim beyninizi eritmeyeee
Naaa-neee~



17 Haziran 2012 Pazar

Hamamböceklerinin Havuz Keyfi Yaptığı An


Şu anda,birisi yazı eklesin diye sayfayı milyarlarca kere yenilediğim anlardan birindeyim.İşte öyle bir anda,blogumun öyle bomboş durmaması için,şöyle bir yazı ekleyeveriyim dedim.Şu berbat şablonuda değişmek lazım.Anılarınızı depreştireyim biraz.
Blogcudayken uğraştığımız sobeleri hatırlıyor musunuz?Cevaplamayı sevdiğim tek sorular onlardı.Yine sobeleyin beni yine saklanbaç oynar gibi.Tekerleme işte :iconcryforeverplz:.
Neysee,evet,herkes gibiyiz işte,yaz,hamamböcekleri,deniz~.
Bu yaz Death Note'yi izlemiş kuzenlerimin yazlığında gitme ihtimalimiz var,yani sanırım gidicez ama emin bişi söyleyemem.Zaten annemin seminerleri (okul bittikten sonra bi ay öğretmenlere çektirilen toplantı ızdırabı)nedeniyle bir ay doğru düzgün tatil yapamıcaz zaten.
Evde,fırında pişen bir tavuk gibi hissediyorum.öğlenleri esen rüzgar,perdelerimi kapatmamı engelliyor ve içeri en az 50 derece olan güneş ışınları giriyor.
Not:Blogger'e teşekkürlerimi sunarım.Taslakları kendiliğinden kaydediyor.Blogy-chan arigutuuu bir değişle *ağlar*.
Bütün kapılar çarpıp duruyor.Ama şahsen mutluyum,çünkü yarın ben sabahtan denize go oluyorum.I love seaaa ;w;.
Hangi animeyi izlesem bilemiyorum D: .Şimdiye kadar 12 anime izlemişim ;w;.Yarım yamalak izlediğim ve ilk bölümünden hemen sıkılıp bıraktığım animeleri saymazsak tabi~.Bana kesinlikle izlememi önerdiğiniz bi anime varsa,söyleyinn ;o;.
Ve bi blogger şablonu indirdim bi türlü nasıl çalıştırcamı anlayamadım yazanlar şunlar:

How to upload Blogger templates

1. Download your Blogger XML template from BTemplates.com.
The template is contained in a zip file (winzip, winrar), ensure you have extracted the XML template.
2. Log in to your Blogger dashboard and go to Layout > Edit HTML
3. Ensure you back up your old template in case you decide to use it again. To do this, click on the "download full template" link and save the file to your hard drive.
4. Look for the section near the top where you can browse for your XML template:
5. Enter the location of your template and press "upload".
6. The HTML of your new template will now appear in the box below. You can preview your template or simply save to start using it!
7. Enjoy!


Templates/Layouts in http://btemplates.com
orda edit html diye birşey yok :iconfuuuplz:.
Neyse uzatmamalıyım yoksa babam yarın uyanamayacağımı söylüyor ;w;.
Hoşçakalınn :iconcryforeverplz:.